top of page

Sıradanlığın Ötesinde: Gizli Yemek Kulüpleri

Günlük rutinlerimizin arasında sıkışıp kalmaktan sıkılan birçok insan için sıradanlığın dışına çıkma ve gerçek bir macera yaşama zamanı geldi. Bir akşam yemeğine davetlisiniz, ancak kimlerle ne yiyeceğiniz ve nerede olacağınız ve hakkında hiçbir fikriniz olmayacak. Bu yeni tür yemek deneyimleri, bilinmezlikte bir yolculuğa çıkmak isteyenler için idealdir. Bu yazıda, yemeğin sadece bir masada değil, bir serüvende nasıl birleştiğini ve yeni nesil yemek deneyimlerinin nasıl bir trend haline geldiğini keşfedeceğiz.

Gizli yemek kulüpleri, özel davetlere veya rezervasyonlara dayalı olarak faaliyet gösteren yemek mekanlarıdır. Genellikle sıradışı konseptler, özel menüler ve gizlilik unsurlarıyla tanınırlar. Amerika'da "supperclub" ve İngiltere'de "underground restaurants" olarak bilinen bu özel yemek deneyimleri, sıradan restaurantların dışına çıkıyor ve misafirlerine sıradışı anlar sunuyor.



Yeraltı yemek kulüpleri, Kübalıların 2001 yılında “Casa Particulars”a ev sahipiği yapmasıyla başladı ama dünyaya yayılması 2010’u buldu. Restaurantların kimisi ev temelli olurken, bunun yasal olup olmaması tartışılan konular arasında. Bu macera Kaliforniya dışında muhtemelen henüz yasal değil ama bu gidişle AirBnb gibi bir yasallaşma sürecine girecek. Peki neden yasal değil?

Neredeyse her eyalet veya şehirde halka yiyecek sunan herhangi bir işletmenin bir tür gıda lisansına sahip olması gerekir. Bu gıda lisansını almak için muhtemelen yemeklerinizi hazırladığınız lisanslı bir ticari mutfağa sahip olmanız gerekecektir. Buna ek olarak yine her şehirde ve eyalette içki servisi yapan her işletmenin özel ve muhtemelen masraflı bir içki ruhsatına ihtiyacı vardır. Restaurant ‘Kendi Şişeni Kendin Getir’ kapsamında faaliyet gösterse bile alkollü içecek ruhsatı bulundurması gerektirir. Gizli yemek kulüpleri de bu kuralı bozuyor diyebiliriz ki zaten bu yüzden gizliler. Kimisi bunu daha düşük maliyetlerle bir restaurant açmak için, kimisi ise anti-restaurant düşüncesiyle bir deneyim yaşatmak için yapıyor. Kâr marjı, masraflar, çalışma ve çalıştırma açık bir işletmeye oranla daha düşük ama daha özel. Bu yeraltı yemek kulüplerinde fotoğraf çekmek veya hakkında konuşmak yasak. Girişler bilet, özel davet ya da bir çeşit parolayla gerçekleşiyor ama artık bu restoranlara ulaşımı daha da kolaylaştıran ve rezervasyonunuzu sağlayan ‘Bonappetour’ gibi sayfalar da var.



Ne yiyeceğinizi ve kiminle yiyeceğinizi bilmiyorsunuz, tamamen sürpriz. Arkadaşınızla gitseniz bile muhtemelen ayrı yerlere, başka insanların karşısına oturtulacaksınız. Bu kurallar ise tamamen sosyalleşmenizi ve yeni hikayeler öğrenmenizi sağlamak için oluyor. Yeraltı yemek kulübüne ev sahipliği yapan Nergis Hanım ise röportajında bu sayede iki kişinin evlendiğini bile söylüyor.

Ülkemizde de bilinen örnekleri bulunuyor. İstanbul Karaköy’de yapılan yazarlığını Duygu Öztürk’ün ve prodüktörlüğünü Dilara Ekşioğlu’nun yaptığı ‘Secret Dining’ Türkiye’de gerçekleşen ilk proje. En Route’ta 1893 yılında Paris’ten kalkıp,sizi Bükreş Garı’ndan alan bu trenle İstanbul‘a yolculuk yapıyorsunuz. Trende Rudolf Karaköy’ün şefi Rudolf Van Nunen’in hazırladığı birbirinden lezzetli yemekleri tadarken yolculuğunuzu neşelendiren soprano hanımefendi de size eşlik ediyor. Dünya üzerinde pek çok şehirde de bunun örnekleri bulunuyor. Hong Kong’ta Haynes’in evinde ev sahibinin hikayelerini dinleyerek, New York’da Fransız sanatçı Toma-L’nin eserlerini inceleyerek veya İngiltere’de prensesi kurtararak bu deneyimlere katılabilirsiniz. Ama buraları bulmak öyle sanıldığı kadar kolay bulumuyor. Kimisi bir dondurma salonunun içinde gizlenmiş, kimisi ise bir çizgi roman dükkanının arkasına saklanmış olabiliyor. Yepyeni maceralara atılmanız ve muhteşem lezzetleri keşfetmeniz dileğiyle. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...



22 görüntüleme

Comments


bottom of page