top of page

HALİÇ'E KARIŞAN KANLAR: KANLI KİLİSE

Tarihin seyrini yakından takip eden ve Haliç’in manzarasının ayrılmaz parçası olan Moğolların Azize Meryemi Kilisesi ya da bilinen adıyla Kanlı Kilise; Bizans döneminden bu yana ayakta kalan ve camiye dönüştürülmeyen tek kubbeli kilisedir. Onu eşsiz kılan ise kan kırmızısı rengiyle mimari görkemi ve benzersiz hikayesi.


Kanlı Kilise'nin uzaktan görünümü
Kanlı Kilise olarak bilinen Meryem Ana Kilisesi

Hikaye ilk olarak Bizans İmparatoru Maurikios’un kzı Sopatra ve arkadaşı Eustolia tarafından İstanbul’un 5. Tepesine manastır inşa ettirmesi ile başladı. ( Romalı dindar bir ailenin kızı olan Eustolia, Roma’yı terk edip günümüz İstanbul’u olan Konstantinopolis’e gitti. Gittiği kiliselerden birinde Sopatra’yı buldu. Sopatra, Eustolia’ya manevi annesi ve ruhunun koruyucusu olması için yalvardı. Babası Bizans İmparatoru olan Sopatra, tüm kraliyeliyet ihtişamını ve babasının krallığını terk etti. Babasından Eustolia ile birlikte dua etmek için bir kilise istedi. Ve günümüz Balat’ındaki kilise inşa edildi.) 4. Haçlı seferlerinin ardından kurulan Latin İmparatorluğu döneminde manastır yıkıldı. 1261’de şehri yeniden ele geçiren Ortadokslar, Anadolu’da artan Moğol akınlarına karşı VIII. Michael’ın gayrimeşru kızı Maria Palaiologina’yı Moğol İmparatoru Hülagü’ye verildi. O dönemde askeri ve maddi güçten düşen Bizans için düşmanın ilerlemesini durdurmak amacıyla en kestirme yol akrabalık kurmaktı. Ama bu alışkanlık yüz yıllar sonra bile kendini gösterip bir hanedanlığı yok edecekti.



Ancak Nogay Han tarafından bozguna uğrayan Hülagü henüz yolda iken öldü. (Hülagü’nün ölümü Moğollar arasındaki bölünmelerin başlamasına da işaret eden ilk savaştı. Atıyla beraber gömülen imparator ise şamanist geleneklerle gömülen son hükümdardı.) Bu nedenle Maria, babasının yerine tahta geçen Abaka ile evlenmek zorunda kaldı. Abaka’nın da zamansız ölümü ile Konstantiniyye’ye dönen Maria bugünkü manastırı yaptırarak rahibe oldu. O dönemde kilise Kutsal Meryem Ana anlamı taşıyan “Panaghia Muchliotissa”, Fatih’in Konstantinniyye’yi fethetmesinden sonra üç günlük yağma sırasında özellikle Fener bölgesinde çok şiddetli çatışmaların yaşandığı ve dik yokuşların olduğu sokaklardan akan Ortodoks kanlarının Haliç’e karıştığı rivayet edilir. Bu nedenle kilise bir diğer ismi olan Kanlı Kilise ile anılır.



Fetih’ten sonra İstanbul’daki tüm kubbeli kiliseler camii’ye çevrilirken Fatih’in Fermanıyla Rum’ların ibadet edebilmesi için kapatılmayan tek kilise Kanlı Kilise olmuştur.

8 görüntüleme

コメント


bottom of page