top of page

Kahvenin Yeni Yüzü: 3. Nesil Demleme Sanatı

Artık hemen hemen her caddede en az bir kahvecide gördüğümüz 3. Nesil teriminin ne olduğundan ve nasıl ortaya çıktığından bahsetmek istiyorum.

3. Nesil kahvede kahvenin çekirdek kalitesi ve aroması ön plana çıkar. Aromanın ve her demleme çeşitine farklı ve özel reçete oluşturabilme imkanının olumlu getirilerini ise 3. Nesil kahvecilerin bu derece yayılımdan görebiliyoruz. Kahve nesilleri ve 3. Nesil kahvecilik terimini hayatımıza kazandıran Trish Rothgeb adlı bir kahveci. Yazdığı makalede her neslin avantaj ve dezavantajları olduğunu ve 3. Nesil kahveciliği bizlere anlatıyor. 3. Nesil kahvecilik bu dönemlerin günümüzdeki halini ifade ediyor..


1. Nesil olarak adlandırılan dönem ise başlıca kahvenin alınıp satılmasını ifade etmekte. Kahveler, bu dönemde suda çözülmeleri için kimyasal süreçlere maruz bırakılmaktaydı (nescafe ve diğer granül kahveler gibi). Bu durum ise haliyle kahvenin tadını kaybetmesine neden olmaktaydı.

2. Nesil dönem ise sağlıksız ve sentetik kahvelerin yerine doğal kahve çekirdekleri ile yapılan kahveleri ifade etmekte.1970lerden itibaren kahve dükkanlarının yayılmasıyla 2. Nesil kahveciliğin gelişimi başladı.

2. nesil kahvelere örnek olarak da halen içtiğimiz latte ,espresso gibi kahveleri verebiliriz.

Asıl konumuz olan 3. Nesil kahveciliğin parçaları olan demleme tekniklerinin bazılarından bahsedelim İlk olarak kendi favorimden başlayacağım.

Chemex

Chemex demleme teknikleri arasında ilk akla gelen tekniktir. Tekniğin bence en önemli noktası filtre kağıdının standart kağıtlardan daha kalın olmasıdır .Demlenen kahvenin kağıdın kalın tabakasında yağı azaldığı için kahve çekirdeğinin aromasını çok daha net hissedebileceğiniz bir kahve ortaya çıkartır.

Demleme esnasında dikkat edilmesi gerekenlerden biri öncelikle sıcak suyla kağıdı ısıtmak böylece kağıt kokusunu ve kahvenizin soğumasını önlemiş olacaksınız. Kağıdı ısıttıktan sonra içerideki suyu boşaltıp daha sonra orta boyutta öğütülmüş 18gr kahveyi içerisine dökün. Üzerine 50ml su ekleyip 30-40 saniyelik ufak bir ön demleme ile aromasının yoğunlaşmasını sağlayın .Üzerine kalan 200ml suyu yavaş yavaş ve dairesel hareketlerle ekleyin yaklaşık 4 dakika sürecek bu demleme sonrasına önce kokuyu içinize çekin ve kahvenizin tadını çıkarın!



V60

V60 demlemenin kökeni Japonya’ya dayanıyor.Dengeli ve pürüzsüz bir kahve elde etmemizi sağlayan bu yöntem demleme tekniği olarak chemexle benzerdir fakat ekipman olarak farklılıkları elde ettiğimiz kahvelerdeki farklılıkların temelini oluşturur

V60 demleme için 60 derecelik konik kağıdı çizili yerinden katlayıp yerleştirin önce kağıdı ısıttıktan sonra yine bir kişi için 18 gr kahveye 250 ml su gerekecek.

Kahveyi döktükten sonra kağıda değdirmeden önce 50 ml suyu ekliyoruz ki aromasını arttıralım daha sonrasında ise kalan suyu kahvenin üzerinde gezdirerek ekliyoruz 3 dakikalık demleme süresi sonunda kahvemizi elde ediyoruz şimdiden afiyet olsun.



Moka Pot

Evde espresso deneyimini yaşatan bir teknik olan Moka Pot ufak bir demlik formundadır her ne kadar makinedeki basınçla elde edilen yoğun espressoyu birebir vermese de gayet başarılı bir teknik olarak karşımıza çıkıyor.

Moka Potu demlemek için alt kısımdaki filtreyi çıkartıp içerisine su ekleyin.180 ml kahve elde etmek için 15 ml öğütülmüş kahveyi demleme sepetinin ağzına kadar doldurun. Moka Potun üst kısmını çevirerek kapatın.Orta ateşte ısınan kahve alt taraftaki suyun üst tarafa akmaya başlamasıyla demlenmeye başlayacak. Kaynamaya başladığını duyduğunuzda ise ocaktan alıp servis edin.

Bir bardak Moka Pot elde ettiniz tadını çıkartın!

Demleme tekniklerinin bazılarından bahsettik fakat buraya sığdıramadığım 3. Nesil lezzetli teknikler de var ; cold brew, cold drip, syphon, aeropress gibi.

Lezzetli kahve elde etmenin günümüzdeki tekniklerini öğrendiniz umarım faydalı olmuştur başka bir yazıda görüşmek üzere.



23 görüntüleme

Commentaires


bottom of page