top of page

Kanunsuzlar ve Hippiler Şehri: Slab City

Güneşin sert ışıkları altında parlayan ıssız ve kurak topraklarda, Kaliforniya'nın Imperial County bölgesinde yer alan Slab City, adeta hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir yerleşim yeri olarak öne çıkıyor. ABD-Meksika sınırının yaklaşık 50 mil kuzeyinde, Sonora Çölü'nün ve Salvation Mountain'ın eteklerinde yer alan bu bölge, özellikle eski bir ABD Deniz Kuvvetleri üssü olan Camp Dunlap'ın bulunduğu alana konumlanmıştır. Tarih boyunca farklı amaçlarla kullanılan bu arazi, günümüzde farklı bir kimlikle yeniden doğmuştur.

Slab City'nin kökenleri, 1940'ların ortalarına dayanmaktadır. Bu dönemde, Camp Dunlap adlı üs, acımasız Sonora Çölü ikliminin dayanıklılığını test etmek amacıyla beton deneylerinin yapıldığı bir laboratuvar işlevi görmüştür. Ancak, İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru bu askeri operasyonlar sonlandırılmıştır. İşte o noktada, farklı bir topluluk sahneye çıkmıştır: hippiler, evsizler ve madde bağımlıları. Hızla boşalmış olan bu alanda fırsatı gören bu insanlar, ellerine geçen malzemeleri kullanarak çeşitli konutlar ve sanat eserleri inşa etmeye başlamışlardır.



Bugün Slab City, her ne kadar Kaliforniya eyaletine bağlı olsa da kendi kuralları, dinamikleri ve topluluğuyla adeta özgür ruhların bir araya geldiği bir mekan olarak varlığını sürdürüyor. Bölge, 640 dönümlük geniş bir kamu arazisini kaplamaktadır ve bu özgün yerleşim yeri, geleneksel anlamda bir "şehir" olmasa da, barınma, sanat ve alternatif yaşam tarzlarının benzersiz bir karışımını sunmaktadır.

Slab City'nin en dikkat çeken özelliklerinden biri, Salvation Mountain olarak bilinen devasa renkli yapıdır. Bu renkli dağ, yaratıcılığın ve inançların bir araya geldiği bir sanat eseridir. Leonard Knight tarafından yıllar süren emekle oluşturulan bu dağ, binlerce litre boyayla süslenmiş ve farklı sembollerle bezeli bir yüzeye sahiptir. Burası Slab City’nin üstte kalan turistler tarafından ziyaret edilen görünen kısmı.



Slab City'nin benzersiz atmosferi, alternatif yaşam tarzını benimseyenler için bir sığınak haline gelmiştir. Buradaki topluluk, geleneksel toplumsal normlardan uzakta, sadece kendi kurallarına göre yaşamanın tadını çıkarmaktadır. Bu bölge, özgürlüğün ve yaratıcılığın bir araya geldiği bir platform olarak kabul edilmektedir. Fakat madde bağımlıları ve suçlular nedeniyle şehir aynı zamanda cezasız birçok suça da ev sahipliği yapmaktadır. Kanunlar ve kurallar olmadan insanlar kendi güvenliklerini ellerindeki silahlarla veya çeşitli önlemlerle sağlamaktadır.

Sonuç olarak, Slab City, tarihi ve alternatif yaşam tarzının benzersiz bir sentezi olan bir yerleşim yeridir. İkinci Dünya Savaşı'nın izlerini taşıyan beton levhalarının üzerine kurulan bu özgür ruhlu topluluk, hem tehlikeli ve bir bakıma ürkünç hem de Salvation Mountain'ın renkli yüzü, sanat eserleri ve farklı konutlarla çevrili bir yaşam alanını oluşturmuştur. Evsiz olarak bir karton parçasının üzerinde yaşamaktansa insanların bu riskleri göze alarak yerleştikleri Slab City, sadece fiziksel değil aynı zamanda felsefi bir mekan olarak da ziyaretçilerine ilham vermektedir.



23 görüntüleme

Comments


bottom of page